İzleyin , İzlemeyin ?

18:21

Yakında yaz okulum başlayacağı için sık sık yazamayacağım.Ondan boş günümü değerlendiriyorum ve son günlerde yine yazdığım devamı istenilen yazımın devamını yazıyorum.Çok filmler izledim yine.Kendimi durduramıyorum.Özellikle son 2 gündür Oscar ödüllü filmlere taktım.Sizde benim gibi sahura kadar oturup sıkılanlardansanız tavsiyelerime kulak verin.Boş filmleri seyretmeyin :D İnsan vaktine üzülüyor sonra.Bakalım neler izlemişim? 

İn Your Eyes

Film bir metafizik aşk hikayesi aslında.Nasıl derseniz farklı yerlerde yaşayan iki insanın birbirini diğerinin gözünden görüp,hissettiği,konuştuğu bir hikaye bu.İlk başta arkadaşlıkla başlayan filmin sonunu kestiriyorsunuz.Hatta konusunu okuduğumda dahi dedim ki ben bu filmin sonunu biliyorum.Ama film sonuna kadar kendini izlettiriyor.Gençlik romantik komedilerinde görmeye alıştığımız Zoe Kazanın tatlılığı ve iki oyuncunun başarılı performansıyla ben filmi sevdim.Benim genel itibariyle sıcak,samimi bulduğum bir filmdi.Boş vaktiniz var ise bir bakın derim. 10/6

The Giver (Seçilmiş)

Bunu da bir blogger arkadaşımın yazısında methini duyup izlemiştim.Filmin yorumlarını okusanız ortak yorum şu " Açlık Oyunları çakması".Film gerçeklik algısının tamamen kaybolduğu hiper gerçek bir dünyada yani sanal dünyada geçiyor. Filmin özellikle vermiş olduğu mesajlar merak uyandırıcıydı ve bende gerçeklik algısı yarattı.Neden diye sorarsanız? Bildiğimiz kadar varız ve öğrendikçe gelişiyoruz. İnsanoğlunun merakı ve zekası bizi geleceğe taşıdı; bir çok keşfe, hayatı kolaylaştıran yeni buluşlara imza atıldı.Aynı zamanda  silahı, tankı, bombayı buldu; savaşlar ve felaketlere neden olundu. Biz insanlar ne kadar mükemmeli arasak da kusurlarımız da bizlerin parçası. İnsanı insan yapan iyi kötü tüm duygularla "gerçekten kusursuz bir dünya oluşturulabilir mi" sorularının cevaplarını arıyoruz filmde.Film bence sürükleyiciydi.Distopik olduğu için Açlık oyunlarının gölgesinde kalmış olabilir ama izlenebilir bir filmdi.Tavsiye ederim kesinlikle 10/8

Birdman  (Cahilliğin Umulmayan Erdemi)

Düşünce filmi arayanların bayılacağını düşündüğüm ama benim sevemediğim bir film.Filmin oldukça ödüllü olduğunu da unutmadan geçmeyeyim.Oscar ödülü de cabası.Film ne senaryo, ne kurgu ne de diyaloglar açısından diğerlerine benziyor.Film içinde tiyatro izliyoruz adeta.Michael Keaton harika bir oyunculuk sergiliyor. Ama filmin o düşünce havası bir türlü bana geçmedi.Sessiz sakin iyice düşünerek izlemek gerekiyor filmi.Ben izlerken sürekli başka şeylerle ilgilendim ama sonunu izledim.Aksiyon gibi ögeler filmde yer almıyor.Filmin verdiği mesajları arada da olsa kaçırdım ama bir tanesi "Sen aktör değil,ünlüsün !" şeklinde idi.Finali insanda tebessüm bıraktıran cinsten.Bir zamanlar ikonik bir süper kahramanı canlandıran Raymon Carver (Keaton) zamanla popülerliğini yitirir. Bununla birlikte egosuyla savaşmaya başlayan Carver, ailesini, kariyerini ve kendisini yeniden iyileştirmesi gerekmektedir.Filmin konusu da böyle idi.Eğer boş bir zihinle izlerseniz filmi sevebilirsiniz ama ben sevemedim.Sıkıcı idi.Öyle yani.Size kalmış. 10/4

Şimdilik benden bu kadar devamı daha sonra.Siz hangilerini izleyip sevdiniz?

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİN

5 kişi dedi ki

  1. Ben Birdman'i izledim ve bayıldım. Son zamanlarda en zevk alarak izlediğim film oldu. Sizin zevkinize uymamış ama tam benlik bir filmdi. Özellikle iyi bir filmde görmeyi özlediğim Edward Norton'un performansına bayılmıştım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğim gibi o anda ki ruh halime uymamış da olabilir,sevemedim bir türlü.

      Sil
  2. The Giver'ı ilk kez duydum ya bir izliyim bakalım tatlım. :)

    YanıtlaSil
  3. GÜZEL YAZI, TEŞEKKÜRLER..:)
    http://zoomlabakalim.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil

Popüler Şekerler

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

Subscribe