Neydi , Ne Oldu? ( Marilyn Monroe )

16:36

Bu bölümüzün dördüncü konuğu "seks ve cazibe" simgesi olarak anılan Marilyn Monroe . Üçüncü konuğumuz zarif mi zarif bir kadın olan Audrey Hepburn 'du.Onun yazısını da okumanızı tavsiye ederim.İyice bu bölüm bende bağımlılık yaptı.Umarım sizleri sıkmadan anlatmayı beceriyorumdur.Önemli olan yerleri anlatmaya hemde kısa kısa anlatmaya çalışıyorum derlediğim bilgileri.Ben bu bölümü hazırlarken baya bir keyif alıyorum umarım sizde severek okuyorsunuzdur bu yazı serisini.Bu hafta hayran olduğum Marilyn Monroe'nun hayatının derinliklerine inicez.Kendisini zaten tanımayan yoktur , şimdi bakalım neler buldum;


1 Haziran 1926'da dünyaya geldi.Gerçek adı Norma Jeana Montenson'dur.Babasının kim olduğu hala bilinmiyor.Annesi olan Gladys Marilyn şizofreni hastasıydı ve hastaneye kaldırıldı.Ve kızını Blonder ailesine emanet etti.Bir kaç yıl onların yanında kaldıktan sonra annesi geri döndü.Ve onunla yaşamaya başladı fakat kısa bir zaman sonra annesinin hastalığı kötüleşti ve annesinin en yakın arkadaşı olan Grace'in yanında kalmaya başladı.Fakat o da 1935 de evlenince yetimhaneye gönderildi.Orda 2 yıl kaldıktan sonra Grace onu eve geri aldı fakat almaz olaydı derler ya aynen öyle.Grace'in kocası sürekli cinsel tacizde bulunduğundan 9 yaşındayken Marilyn , büyük halasının yanında yaşamaya başladı.Fakat orda da halanın oğullar tarafından saldırıya uğrayınca Grace'in yaşlı halasının yanında kalmaya başladı.Bir süre sonra halanın sağlığı bozuldu ve Marilyn Grace ailesinin yanına geri döndü.


16 yaşındayken 21 yaşındaki komşusu James ile flört etmeye başladı.Ve yetimhaneye geri dönmemek için onunla evlendi.Bu sırada okulu bıraktı.1 yıl sonra intihara teşebbüs etti.Bu evliliği 4 yıl sürmüştür.Bunun ardından The Blue Book ajansında modellik yapmaya başladı.Bundan sonra sürekli yıldızı yükselmektedir Marilyn'nin.Oranın en başarılı modeli haline geldi.Bu sürede kendinde değişiklikler yapmıştır,saçını platin sarısına boyatmış ve kestirmiştir.Ayrıca oyunculuk dersleri de almaya başlamıştır.Marilyn ünlü yapım şirketi 20th Century Fox'un yöneticisinin de dikkatini çekti ve ona deneme çekti ayarladı.Yöneticinin ısrarıyla adını Marilyn Monroe olarak değiştirdi.İsmini 
sevdiği yıldız olan Marilyn Miller dan soyadına büyakkennesininkinden aldı.2 film çevirdi.Fakat ikisi de başarısız oldu.Bunun üzerine bir süre film hayatına ara verdi.




Bu sırada modelliğe ve oyunculuk derslerine devam etti."Ladies of the Chorus" adlı filmde dans etti ve şarkı söyledi.Böylece eleştirmenlerin dikkatini çekti.Daha sonra 4-5 filmde küçük ama dikkat çekici rollerde oynadı.Oynadığı bu filmlerde hep "Aptal sarışın" olarak anıldı.Daha sonra ilk başrolünü oynadı.Bundan sonra oynadığı "Niagara" filmiyle ünlü oldu.Ve bu dönemde modellik kariyerindeyken verdiği çıplak pozlar ortaya çıktı.Marilyn basına resimleri aç,kimsesiz,parasız kaldığı için yaptığını söyledi.Sonraki aylarda  "Gentlemen Prefer Blondes" ve "How to Marry a Millionaire" filmleriyle adını A sınıfı aktrisler arasına yazdırdı.
Bu sırada aşk hayatında da boş değildi.Ünlü beyzbol yıldızı olan Joe Dimaggio ile ilişkisi vardı.1954'te evlendiler.Joe ondan kariyerini sonlandırmasını istemişti.Fakat o sene içinde Marilyn ünlü eteklerinin uçuştuğu sahneyi çekecekti.9 ay sonra Marilyn'i terketti ve boşandılar.Daha sonra aptal sarışın rollerinden sıkılarak New York'daki oyunculuk okuluna gitti.Orada kendisine birçok film teklifi geldi ama reddetti.Bu sırada yazar Arthur Miller ile tanıştı.Onların aşkı birçok kitaba konu oldu.Ve onunla evlendi.Daha sonra bir prodüksiyon şirketiyle anlaştı ve ilk dramatik filminde oynadı.Ve Altın Küre Ödülü'ne aday gösterildi.Yine bundan sonraki oynadığı filmlerden de birçok ödül aldı.
Bu sırada hamile olduğunu öğrendi.Ancak dış gebelik geçirdiği öğrenilince çocuğunu aldırdı.1959 yılında en popüler olduğu film olan "Some Like İt Hot" filmini çevirdi.Altın Küre Ödülünü aldı.Filmin çekimleri sırasında hamile olduğunu keşfetti fakat sonrasında düşük yaptı.Daha sonra bundan sonraki bir filmdeki rol arkadaşıyla ,yasak ilişkisiyle medyada yer aldı.Bu sırada Marilyn'in hayatı altüst olmuştu.Sürekli setlere geç kalıyor,alkol ve hap bağımlılığı,repliklerini hatırlayamaması bir çok sorunu vardı.Eşi Arthur'dan boşandı ve klinikte tedavi görmeye başladı.1962 yılında bir filmde ilk çıplak sahnesini çekti.Film boyunca hakkında J. F.Kennedy aşk dedikoduları çıktı.Ve Kennedy'nin doğum günü için şarkı söylemesi üzeri Fox şirketi onu kovdu.Fakat rol arkadaşı onu istediği için geri alındı.
Filmin çekimleri başlamadan babasını arar.Bilindiği gibi baba sevgisinden mahrum yaşamıştı.Babasını kimliğini araştırıyor hep zaten.Babasına telefonda 
"Baba benim Norma Jean" der.Fakat adam için birşey ifade etmediğinden ona Marilyn ismini söyler.Adam sadece "Filmlerini gördüm" demekle yetinir.Marilyn ise " O benim sahte adım..Ben senin kızınım" diye çırpınıp durur.Adam öyle birini tanımadığını söyleyerek telefonu kapatır.Bundan sonra Los Angeles'taki evinde aşırı dozda uyku haplarından ölü bulundu.Ölümünden sonra Elton John onun için Candle İn The Wind (Rüzgardaki Mum) şarkısını besteledi.Ne tesadüftür ki Prenses Diana'nın cenazesinde de bu şarkı okunmuş.
Kimine göre cinayet,kimine göre katliam,kimine göre ise intihar...Bence tek sebebi hayatın ona kapılarını 1-0 yenik olarak açmasıydı.O çabaladı ama olmadı..Her ne kadar bizlere Marilyn olarak görünsede onun içinde hep Norma vardı.İçinde hep saf,masum,kırılgan bir kız vardı.Ne diyelim.Hepimizin aklında çok güzel bir yeri var..Umarım da öyle kalır..

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİN

12 kişi dedi ki

  1. Yanıtlar
    1. sonu iyi bitseydi keşke daha iyi olurdu :) teşekkürler

      Sil
  2. Ne kadar güzel bir derleme olmuş. Ellerine sağlık zevkle okudum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler .elimden geldiğince araştırdım :)

      Sil
  3. Çok severek okuyorum bu yazılarını, umarım yazmaya devam edersin. Eline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende bu merak olduktan sonra yazmaya devam ederim kesin :) çok teşekkürler

      Sil
  4. Ben aşığım bu hatuna, yazık olmuş canım benim

    YanıtlaSil
  5. hiç bu kadar detaylı bilmiyordum
    gerçekten de o norma
    hayat ına kötü davranmış :(
    yazık ya :(
    bu arada çok güzel yazmışsın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende bilmiyordum.arada araştırmakta fayda var :) çok teşekkürler

      Sil

Popüler Şekerler

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

Subscribe